Açıklama
Karakteriniz mi, Yoksa Hayatta Kalma Refleksleriniz mi?
Çoğu zaman “içsel çocuk” kavramı, içinde ağlayan küçük bir çocuk varmış gibi romantikleştirilir. Oysa gerçek bazen daha bedenseldir: Yarım bırakılmış bir sinir sistemi, sürekli tetikte yaşayan bir beden ve sevilmek için şekil değiştiren bir kimlik. Yıllarca “ben böyleyim” dediğiniz özellikler, aslında bir evin duygusal iklimine adapte olmak için geliştirdiğiniz maskeler olabilir.
Kimlik Sızıntısı Nedir?
Kimlik sızıntısı; kişinin fark etmeden kendi merkezinden dışarı akmasıdır. Bir ortamın enerjisine göre şekil değiştirmek, sürekli açıklama yapma gereği duymak, hayır diyememek veya kırıldığı halde “güçlü” görünmek… Bu eğitimde, karakter zannettiğiniz fedakarlıkların ve anlayışın altındaki eski hayatta kalma reflekslerini dürüstçe masaya yatırıyoruz.
Atölye İçeriği ve Odak Noktaları:
Bu çalışma geçmişi sadece kurcalamak için değil, “Bugün hala içeride kim konuşuyor?” sorusuna cevap bulmak için tasarlandı:
- Beden Hafızası: Sırt ağrılarının, mide kasılmalarının ve geçmeyen yorgunlukların duygusal kökenleri.
- Kimlik Katmanları: Sevilmek için sızdırdığınız benliğinizi geri toplama pratikleri.
- Sinir Sistemi ve Tetikleyiciler: Neden bazı insanların yanında küçüldüğünüzü ve bedenin neden sürekli tetikte olduğunu anlamak.
- İlişkisel Maskeler: Tartışmalarda yetişkin tarafınız mı konuşuyor, yoksa nefessiz kalmış bir çocuk mu?
- Yas ve Özgürleşme: Hiç yaşanamamış çocukluğun yasını tutarak gerçek bir yetişkinliğe adım atmak.
Bu Atölye Kimler İçin?
Eğer yalnız kaldığınızda kim olduğunuzu hissetmekte zorlanıyorsanız, tüm benliğiniz başkalarının gözündeki yansımanıza göre şekilleniyorsa ve “gerçek halim görülürse sevilmem” korkusu ruhunuzun bir köşesinde duruyorsa; bu atölye o kapının eşiğinde durmanıza yardımcı olacak.
Bu bir şifa masalı değil, dürüst bir yüzleşme çağrısıdır. Hazır olanlar için, gerçek doğumun başladığı o güne eşlik ediyoruz.





Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.